DAHA MUTLU BİR DÜNYA İÇİN
Etrafınıza bakarsanız herkes bir şeylerden şikâyet ediyor. Çarşı, pazar marketlerdeki anormal fiyatlardan, sevgisiz özensiz insan ilişkilerinden, hayatın pahalılığından ve yaşamanın ağır bedellerinden…
Sonra kurbağa deneyi geliyor aklıma, kurbağalar çok sıcak suda yaşayamaz. Kurbağayı birden sıcak suya atarsanız, sıçrar ve kaçar. Fakat suyu yavaş yavaş ısıtırsanız, rahatını bozmaz. Suda kalmaya devam eder. Ne zaman ki suyun çok sıcak olduğunu fark eder ve çıkmak sıçrama ve çıkmak ister, Artık çok geçtir. Sudan çıkmak istese de artık sıçrayabilecek özelliklerini kaybetmiştir. Kaynar suda ölümü beklemekten başka çaresi kalmamıştır.
Aman biz de kurbağalar gibi yavaş yavaş mı alışıyoruz, bu koşullara, bu rakamlara, bu durumlara, çivisi çıkan bu dünyaya.
Neyse ki biz kurbağa değiliz. J (Ama şu an tesellimizin bu olması da trajikomik değil mi ) Biz insanız. İnsan unutan varlık demek. Yani kim ve ne olduğumuzu unutmuşuz. Tamam, kurbağa olmadığımızı hatırlıyoruz. Yani su kaynasa da kaçarız bir şekilde öyle mi, başka ülkelere, şehirlere, sanal kimliklere…
Peki, başka ne yapabiliriz. Bir komşumuzun, bir yakınımızın derdini dinleyebiliriz. Dertlerin paylaştıkça azaldığına, sevinçlerin paylaştıkça çoğaldığına tanık olabiliriz. Birine fesatlık, çıkar, karşılık düşünmeden sadece yardım edebiliriz. İyi olmayı seçebiliriz. Kötüler bizi sömürsün, suiistimal etsin diye değil, çıkmaz sakaklardan denizlere çıksın diye yollarımız.
Diğerkâm olabiliriz. Diğerkâm nedir- Google a yazınca şu şekilde açıklıyor.
Diğerkâmlık veya altruizm (özgecilik); bireyin herhangi bir çıkar gözetmeden, dışarıdan ödül beklemeden hatta bazen de bir bedel ödeyerek diğer bireylerin veya toplumun iyiliği uğruna fedakârlıkta bulunmasını prensip edinen bir tutumdur. Ayrıca “başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme”, “maddi veya manevi kişisel çıkar gözetmeksizin diğer insanlara yararlı olmaya çalışma” ve “bencillik karşıtı hareketlerde bulunma” olarak da tanımlanır.[1]
Diğerkâmlık, “başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme” ya da “diğer insanlara maddi veya manevi kişisel çıkar gözetmeksizin yararlı olmaya çalışma ve ‘bencillik karşıtı hareketler ’de bulunma” olarak tanımlanır.
Yani Gazze’de elektrik, ilaç vs. yok diye anestezi olmadan sezaryen doğum yapan annenin acısını hissetmeden, ya da benzer durumların farkında olmadan, ya da en yakınımızda birinin acısına sevincine ortak olmadan bu dünyayı daha iyi bir yer haline getiremeyiz.
Kurbağa değiliz ama kurbağalar gibi yaşamamalı, sıçrasak da kaçacak bir yer olmadığını hatırlamalıyız.